28 Ağustos 2014 Perşembe

Haftasonu Avşa Gezisi

By With 1 yorum:
Avşa Adası'na gitmeye bu sene denize girememekten muzdaripken ve uçak biletleri çok pahalı otobüs seferleri de çok uzun süreli olduğu için yer ararken tesadüfen karar verdik desem yeridir.

Avşa Adası, Balıkesir'in Marmara Adalar Belediyesine bağlı, antik adı Affisia, Türkçeleştirilmiş adı Türkeli, 2005'ten bu yana resmi adı da Avşa. Avşa'ya İDO Deniz otobüsleriyle 3 saat 15 dakikada gidiliyor, bu hava durumuna, Marmara Adası'na uğrama durumuna göre de değişiyor tabi.İDO biletleri kademeli olarak fiyatlandığı için erken program yapıp erken bilet almak daha avantajlı tabi. Biz neredeyse son dakika hamlesiyle iki kişi 236 TL verdik gidiş dönüşe. Sea and Miles kartımız olsaydı %25 indrimli gidebilecektik ama olmadı. İDO'da biletleri bastırmak için bileti aldığın kredi kartnı kullanıyorsun, başka türlü oluyor mu bilmiyorum ama buna dikkat etmek gerekiyor.
Avşa Adası ile ilgili blog yazısı vs bulmak oldukça zor oldu, neredeyse tüm aramalar yüzlerce Avşa Apart'ının olduğu siteleri çıkarıyor googleda, gerçekten de Avşa'nın görebildiğimiz kadarıyla her yeri Apart otel gibi duruyordu. Nispeten daha iyiolduğuna kanaat getirdiğimiz motel/apartların tamamı son dakika arayınca dolu çıkınca biz de açıkta kalmamak için başka bir blogda okuduğum Mercan Apart'ta yer ayırttım. İlk günün parası peşin. Mercan Apart'ın ekstra ayırt edici ya da çok süper diyebileceğim bir özeliği yok ama kötü de değil. Merkezi ve sadece yatak beklentisinde kalınabilir, belki gecelik kişi başı 50 değil de 35-40 gibi daha aşağıya çekilebilirdi fiyat ama nasip. Bu arada apartlarda sabun ve tuvalet kağıdı bile müşteridenmiş orda haberiniz olsun.
Avşa'da iskelenin sağında solunda her yerde apartlar var ve sahil boyunca denize girilebiliyor dolayısıyla otelcilerin söyledikleri denize 20 metre lafına güvenebilirsiniz. Hiç rezervasyonunuz olmasa bile çantanızı gören birçok kişi gel abi gel yapıyor, açıkta kalmazsınız. Merkezin yanı sıra Yiğitler Köyünde de Oteller bulabilirsiniz ama oraya 8den sonra minibüs olmadığı için taksi tutmanız gerekebilir.
Merkezdeki sahillerin yanı sıra koylarda da denize giriliyor, Çınarlı Koyu ve Altınkumun isimlerini duyduk biz. İlk gün Altınkum'da, İkinci gün Merkezde denize girdik, Altınkom'da bitkiler merkezde ise deniz anaları arada bir rahatsız etti ama genel olarak tek derdimiz denize girmekse ihtiyacımızı yeterince karşıladı. Çınarlı'ya giden arkadaşın dediğine göre orası nispeten daha temiz imiş. Şnorkelle yüzerken ismini bilmediğim bir kaç balığın yanı sıra zargana, vatoz, beyaz yengeç, beyaz olmayan yengeç ve 100 TL gördük:)


Yemek işine gelince kişi başı 10 ila 15 TL'ye kahvaltılar mevcut, biz malzemeleri alıp odada kahvaltıyı yaptık, hemen hazırlanıp denize gitmeyi kolaylaştırdı bu ama bizim gibi açgözlü olup yarısını otelde bırakmayın malzemelerin insan gibi alın:) Öğle yemeğini ise ilk gün Altınkum'da plajda köfte ekmekte ve Çınaraltı kahvesinin yanındaki yerde Çiğbörekle, İkinci Gün ise aynı yerde çiğ börekle akşam üstü de çarşıda dönerle geçiştirdik. Çiğbörek ada için meşhur sanırım çeşitli yerlerde yazdığını görebilirsiniz. Çınaraltı kahvesinde çayı ve yanındaki yerden çiğböreği tavsiye ederim.
Akşam eğlencesine gelince Cumartesi çok yorulduğumuz için kestirelim derken arkadaş uyanmadı ve sahil boyunca tek başına yürüyüş yaptım :) İskele'nin sağ tarafında Squadron ve yan yana 3-4 disko benzeri gürülütülü yerden uzak durun derim, uzak durmayacaksanız da uyumak için daha uzak bir otel tercih edin. İskelenin diğer tarafına doğru yürürken de çeşit çeşit müziklerin olduğu mekanlar mevcut, ben çoğunu beğenmedim. Yalnızca sahilin sonundaki Etiket isimli yerin canlı müziği gayet güzeldi, Etiketten önce akustik müzik olan bir yer ve ilerisinde TSM çalan bir başka yer daha vardı. buraları arayabilirsiniz. Yiğitler Köyünde de Bortaçina isimli yeri oraya giden arkadaşımız tavsiye etti fakat taksiyle gitmek gerekiyor oraya da.

Nihayetinde Cuma Akşam 21:15 İDO Yenikapı Kalkış - Pazar 19:00 Avşa Adası Kalkış : Kişi Başı 118 TL (Daha erken Daha ucuz)
Mercan Apart İki gece kişi başı 100 TL
Şezlonglar: Kişi Başı 12 TL
Kahvaltılık iki gün için kişi başı 25 TL (Aslında 10 olurdu:)
Yemekler Kişi Başı 60 TL gibi bir maliyetle gayet güzel bir hafta sonu gezisi oldu.




Tavsiye ederim :)



2 Ağustos 2014 Cumartesi

Romanya Vizesi Nasıl Alınır

By With Hiç yorum yok:

Öncelikle mümkünse Romanya Vizesi almamanızı öneririm:) Çünkü 1 Şubat 2014 tarihi itibariyle Romanya henüz Schengen bölgesine alınmamış olsa da geçerli Schengen vizeniz varsa Romanya'ya giriş yapabiliyorsunuz. Yeşil Pasaport ve Hizmet Pasaportu sahipleri ise vizesiz olarak Romanya'ya girebiliyor. Benim haziran sonuna kadar Schengen vizem varken bu değişikliği bilmediğim için yaptığım başvuruya haziran ortasına kadar vize veren ve bu konuyla ilgili web sitesi güncellemesini geç yapan bilgi de vermeyen bir vurdumduymazlık var Romenlerde. Sonrasında seyahat tarihim değişince yine Schengen ile girdim ve 60€ havaya gitti, uçtu.

Yine de Schengen'im yok Romanya'ya başvuracağım diyorsanız Etiler'de bulunan Romanya Konsolosluğuna bizzat başvurmanız gerekiyor. Vize başvurusu sabah yapılıyor o yüzden 12'den önce gitmelisiniz. 

Vize başvuru formunun yanısıra gelir belgesi, fotoğraf, izin/sirkü'nün yanı sıra konaklama belgesi de isteniyor. Eğer bir arkadaşınızı ziyaret edecekseniz oranın noterinden alınmış bir davetiye ayrıca kalacağınız yerin tapusunu/kira kontratını istiyorlar. O yüzden bu işlere hiç bulaşmayıp booking.com dan rezervasyon yaparak başvurmanız çok daha kolay olacaktır. Vize ücreti 60€ olup Citibanka yatırılması gerekiyor. Ben uçan parayı garanti olsun diye başvuru yaparken yatırıp gitmiştim ama başvuru esnasında onaylanıp onaylanmadığını sorarak yatırmanız daha faydalı olacaktır. Konsolosluğu 59N otobüsüne binerek Tepecik Sokak durağına Mecidiyeköy'den 20 dk içinde gidebilirsiniz.

İyi yolculuklar :)

28 Haziran 2014 Cumartesi

Budapeşte gezisi

By With Hiç yorum yok:
Bilet wizzairden alınır, sırtçantalıysanız uygun fiyatlar sıvı vs olan valiziniz vs olacaksa fiyatlar artıyor.Ev, airbnb'den tutulur:) 2 ve daha fazla kişiyseniz kesinlikle öncelikli aramanızı airbnbden yapın derim, hostelden de ucuza gelebiliyor, hostelin avantajı farklı memleketlerden farklı adamlarla tanışmak olabilir ama bunun da konfor ve fiyat avantajı var, ayrıca bir mahalle havası soluyorsunuz az da olsa:)
Kahramanlar Meydanı

İngilizcesi Heroes' Square, Macarcası Hösök Tere. Macarların Ö sevgisis beni benden aldı zaten. Bu meydanda macarların karpatlar bölgesine ilk gelişlerindeki 7 aşiret/kabile reisinin heykellerinin yanı sıra diğer önemli komutanların/askerlerin heykelleri de var. Ortadaki büyük anıtın adı Millenium Anıtı ve tepesinde Melek Cebrail Haç ve Kraliyet Tacı ile duruyor. Meydan biz gittiğimizde çok hareketli değildi o yüzden sadece Hmmm dedik.
Güzel Sanatlar Müzesi

Kahramanlar Meydanının hemen yanındaki müzede zaman zaman özel sergiler de bulunuyor anladığım kadarıyla. Henri de Toulouse Lautrec sergisi vardı biz gittiğimizde ve girelim dedik. Fotoğraf çekmek yasak olsa da birkaç tane çekebildik. Türkiye'de sergilere gitmeyip yurtdışında gitmek ayrı bir husus da olsa zararı yok bunun tabi :)



Kahramanlar Meydanını geçince olan kaplıcayı gezemedik ama şehir parkında tesadüfen Türklerle Haçlılar arasındaki mücadelenin temsiline denk geldik bu da gayet hoş bir sürpriz oldu bence.

Parlamento Binası ışıklar içinde gayet güzel görünüyor ama dikkat edin gece tam 1 de bütün ışıklar kapatılıyor, yürüyüş yapacaksanız ona göre geç kalmamaya dikkat edin.

Tuna nehri gezisi için aldığınız bilet 48 saat boyunca geçerli, tuna boyunca önce Margrid adasına gidip sonra geri dönüş yolunda şehrin önemli yerlerini görmek gayet keyifli ama ingilizce anlatımı yakalamak çok kolay olmadığı için öncesinde bir haritaya nerde ne varmış diye bakmanızda fayda var:)









Macar Yemeği


Macar Yemeği





Pasaj içinde eski arabalar


Matthias Kilisesi de Buda Kale bölgesinde Fishermen's Bastionla yanyana. Avrupadaki çoğu kiliseden daha farklı bir iç mimariye sahip kiliseye girmenizi ve ince işleri görmenizi öneririm.

Kilisenin içinden genel görünüm

Sanattan çok anlamasam da özellikle yuvarlak kolonlar farklı bir görsellik katıyor kiliseye.

Fishermen's Bastion namı diğer Balıkçı Loncası, aslında bunun için bilet almaya gerek yok, burçlardan birinde cafe olduğu için o cafeye çıkarak da fotoğraf çekebilir, manzarayı izleyebilirsiniz.

Fishermen's Bastion'daki heykel amcalar.

Bilet almazsanız bu burçlardan birine çıkıyorsunuz, alırsanız böyle fazladan 30-40 metre yürüyebiliyorsunuz:)

Meşhuuur gulaş çorbası, güzel pişmiş dana eti, sulu versiyon.Niye yedim demezsiniz ama kaçırırsanız da Türkiye'de benzer tatlar var.

5 dakikalık dönme dolap için dünya para verdik, çok da gerek yokmuş, yürüyerek gezmek ve binaların ışıklandırmasına yakından bakmak daha mantıklı





New York Cafe kendisine dünyanın en iyi cafesi diyen bir yer, fiyatlar oldukça uçuk, gitmiş olmak için girip su veya filtre kahve içebilirsiniz :) Muazzam bir dekor, yüksek tavanlı ferah ama kalabalık bir yer, bir çok macar kitabı burda yazılmışmış ve rivayete göre Ferenc Molnar isimli bir yazar gece gündüz çık olsun diye buranın anahtarını Tuna'ya atmış.
Gece karanlığında Buda Kalesi ve Chain Bridge
















Emektar Magiruslar magnetlerde de yerlerini almışlar.



Metro oldukça eski deneme için bindik vintage severseniz siz de binin

12 Haziran 2014 Perşembe

Ayvalık'tan Midilli'ye/Günübirlik Midilli Turu

By With Hiç yorum yok:
Ayvalık'a gelmişken ve hazır vizemiz varken günübirlik Midilliye gidelim dedik. Her yönüyle değilse de işte bazı yönleriyle Midilli. Eskiden Türklerin yaşadığı, Lozan Mübadelesiyle tamamen rumlaşan bu adayla ilgili araştırma yaparken Patriyot , Karamanlı,Karamanlıca diye bir şeylerin olduğunu öğrendim ve cehaletime üzüldüm diyerek antrparantezi geçip geziye devam edelim.

Ulaşım:
Ayvalık'tan Midilli'ye Tur-Yol ve Jale Tur tarafından işletilen feribotlarla gidiliyor. Bilet fiyatı gidiş dönüş internetten alınırsa 25€, bilet satış ofisinden alınırsa 30€. Yolculuk yaklaşık 1,5 saat sürüyor.

Vize
Şengen bölgesi olduğundan geçerli vizemizle direkt gittik ama kapıda vize uygulaması ile de vize alınabiliyor. Feribottan indiğinizde vizesi olanlar ve yeşil pasaportlular sağdan vize alacaklar soldan devam ediyorlar. Yüksek sezonda olmamamıza rağmen yarım saat kadar bekledik sezonda daha kalabalık olabilir.

Mytilene



Feribottan indiğinizde Mytiline'ye varıyor ve sokaklarda gezmeye başlıyorsunuz, çarşısı gezinmesi keyifli bir yer mytiline, sağanak yağmur altında sığınacak yer aradık şansımıza ama 5-6 saat geçirilebilir günübirlik gelmediyseniz. Günübirlik geldiyseniz 1-2 saatte hızlıca dolaşabilirsiniz. 
Adada özellikle limana yakın yerlerde Türk cep telefonu operatörleri çekiyor, o yüzden operatör seçimini manuel olarak türk seçip yurtiçi fiyattan konuşabilir internete girebilirsiniz!


Gezerken bir kaç kiliseye elbette rastlıyorsunuz, burda listesi var:)


Bu da mübadele öncesinden kalma cami ama kapalı. Bu linkte Adadaki Osmanlı eserlerinin listesi daha detaylı.



Yemekte akşam balık yeriz diyerek karşımıza çıkan mamas pizzaya girdik, büyük boy pizza gerçekten büyük, lezzet fena değil. İki kişiye orta pizza yeter, ince hamuru da sorabilirsiniz. Dükkanın tasarımı baya iyiydi bence.
Mytilinede Hediyelik eşyacılarda gemi oldukça yaygın,çeşit bol. Hediyelikler Molivos'a göre daha ucuz, burdan almanız daha iyi olabilir.

Mytilene'den Molivos'a
Burdan istikamet Molivos, günlük 30€'ya araba kiraladık. Pazarlık belki yapılırdı ama vakit az olduğu için çok uğraşmadık. Cumartesi öğlen 13.15 te otobüsün de gittiğini söylediler ama pazar dönüş otobüsü yok dedikleri için bu seçeneği de çok sorgulamadık , bir kaç günlüğüne gidilirse bu da düşünülebilir. Molivosun diğer adı  Mytimne, yolda levhaları buna göre takip etmenizde fayda var. 

Biz bir ara yanlış yerden dönüp yolu uzattık, her ne kadar sahil yolu olsa da siz yapmayın:) Uzun süre kalacaklar için Petranın plajlarının oldukça güzel olduğu sözyleniyor. Petra'da Molivos'a gelmeden yaklaşık 10kilometre önce küçük bir kasaba, bu da aklınızda bulunsun.

Molivos
Molivos, adanın en turistik yeri ve girişte cafeler, hediyelikçiler karşılıyor dizi, doğrudan limana gidiyorsunuz. Park için limana kadar gitmeyip girişte otomobillerin park ettiği cebi tercih edin. Limanda park belirli saatlerde yasak. cafelerin manzarası oldukça keyifli. 

Limanda yarım saat kadar dolaştıktan sonra Bazaar Cafe'nin oldukça güzel balkonunda kahve içip gezmeye devam ettik. 


Kısa süreliğine giderseniz yol üstünde Kaleyi gösteren ve Hastaneyi gösteren tabelalar var oradan girmenizi öneririm. Asıl gezilecek sokaklar ve çarşılar bu ara sokaklarda ve cunda, ayvalık, mytilene sokakları Molivos sokaklarının yanında bence oldukça sönük kalıyor. 

Çarşı Pazar Molivos


Sek sek sekerek Molivos.


Molivos'a biraz daha vakitli gidebilseydik Village Train'e binmek de keyifli olabilirdi.


Tabi gezerken Kıbrıs'ı unutma, Türkler bizi vatanımızdan kovdu anıtı kime para veriyorum sorusunu da sordurdu ama kin tutmamak lazım. Değişik duygular bunlar.


Molivos sokaklarını bitirdikten sonra cafenin internetiyle booking.com'dan bulduğumuz Molivos I Otel'e gittik saat 9 gibi. Tam deniz kıyısında güzel bir otel , Gecelik oda fiyatının 50 € olduğunu söylediler, kahvaltı almayacağımızı söyleyince 40 €'ya düştü fiyat. Sadece yatmak için zaten yeterli ama deniz için de güzel olabilir.

                                              

Otele giriş yaptıktan sonra yemek için Triena restorana gittik. Hemen otelin yanındaki restoranın yorumları fena değildi ama mezeler de yediğimiz sardalya da Türkiye'den daha iyi değildi. Yalnızca canlı müzik bizim için ekstra bir güzellik oldu. Balık için de meze için aklım Kavala'da Savvas'ta kaldı. Yemekten sonra sadece yatıp sabah feribot için geri dönmek kaldı. Denize de gireydik iyiydi ama o da başka sefere kaldı.

Ayvalıktan geldik
Midillide durduk
Şimdi de istikamet Cunda!

Popüler