11 Eylül 2018 Salı

Yarım Günde Mersin

By With Hiç yorum yok:
Sabah erken saatte Ciğerci Bahattin&Apo'da ciğer şiş ile kahvaltı yapın mersinde, yazın eriyeceğinizi bilin ama.

Sonra gezinirken Sahil Yolunda Amatör Balıkçılar Derneği'ne girin. Leonard Cohen Çalan bir çay bahçesi, Türk kahvesi süvari geliyor. İçerdeki koca balık fotoğrafları üyelerin, bir tanesini lazkiyeden tutmuş abi 10 saatlik yol sonunda. En güzel kısım buydu bence.

Sonra adet yerini bulsun diye Memoş da tantuni yeyin, sanırım kışları pazar kapalı olduğunu unutmayın ama. Sonra künefe ve dönüş yapın.

Bizim aceleden yapamadığımız iki şey:
Cezerye almayı unutmayım,
Çarşıda turşu gibi kaya koruğu satılıyor onu da alıp eve getirirseniz ben başka yerde perakende satışını görmedim kaya koruğunun.

hayırlı yolculuklar.

5 Eylül 2018 Çarşamba

Ardahan Şehir Kulübü

By With Hiç yorum yok:



  • Tam öğretmenevinin karşısında, eski bir kahvehane aslında şehir kulübü ama Ardahan'a giderseniz kesin çay içmeniz gereken bir yer.
  • Şehir merkezinde başkaca da bir şey yok zaten hatırlayabildiğim kadarıyla. Peynir alabilirsiniz ama.


  • Çıldıra gidebilirsiniz, yaz ayrı, kış ayrı
  • Sırf yolun güzelliği için Şavşata gidebilirsiniz, 
    • Şavşat yolunda dikkat kaya düşebilirin ne demek olduğunu da canlı canlı görebilirsiniz, 
  • Son giden arkadaşımın önerisi doğrultusunda Karagölde mola verebilirsiniz, ama başlangıç noktası olarak çayınızı şehir kulübünde için.

Öneririm.

16 Kasım 2016 Çarşamba

Seyşeller Gezisi

By With Hiç yorum yok:
Cennet :)

Seyşeller Hint okyanusunun ortasında 116 adadan oluşan ve toplam nüfusu 93.000 olan küçücük bir ülke ama bembeyaz kumsalları yemyeşil doğası dev kaplumbağaları, eşim çok hoşlanmasa da dev meyve yarasaları ve çeşit çeşit kuşlarıyla mutlaka gidilmesi gereken bir yer Seyşeller.


Türk Hava Yolları'nın Seyşellere direkt uçuşlara başladığını neredeyse duyar duymaz aldım bileti. Yeni açılan hatlar tutundurma için daha ucuz olduğu için gidiş dönüş biletini ben 1400 TL'ye aldım ama hala Seyşellere aktarmalı giden Qatar Havayollarına ya da Emiratese göre THY gayet uygun. Her ne kadar Seyşeller gitmek istediğim yerlerden biri olsa da siz de önemli olan yoldur diyenlerdenseniz yeni açılan hatları takip edebilirsiniz.

Lülüferler
Önümüzdeki günlerde daha detaylı yazacağım ama Seyşeller ile ilgili temel bilgilerle başlayayım yazı serime.

Uçuş: Türk Hava Yolları ile İstanbul Atatürk'ten Seyşellerin en büyük adası Mahe'ye direkt uçuş 8 saat sürüyor. Başkent Victoria da Mahe'de ve nüfusu 6000 :)Direkt uçuş olması önemliyi bizim için. Aktarmalı seçenekler de mevcut.

Bilet fiyatı: Ben biletlerden birini yukarda yazdığım gibi 1400 TL'ye aldım diğer bileti de puan ile aldım, şimdi fiyatlar nispeten artmış vaziyette. Ayrıca yeterince mili olanlar için THY'ni çu sıralar %25 indirimli mil kampanyası var yani 60.000 mil yerine 45.000 mil ile alabilirsiniz biletinizi.

Konaklama: Hostel yok ama Apart otel gibi Guest House'larda uygun fiyata konaklayabilirsiniz, Biz 3 yerde kaldık. İlk gün Mahe'de kaldığımız otele kahvaltı dahil 160€, Praslin'de kaldığımız içinde mutfağı olan ev için gecelik 90€, dönüşte yine Mahe'de kaldığımız B&B'de de gecelik 90€ verdik. Tabii ki Tarkan gibi gecelik fiyatı 1600€ olan yerler de var:) Araştırmalarınızı yalnızca booking.com üzerinden yapmayın tripadvisor, airbnb vs yerlere de bakın derim.
Hindistan Cevizi Palmiyesi

Para Birimi: Seyşeller Rupisi kullanılıyor. Yaklaşık olarak 1 rupi 0,25 kuruş denilebilir. dövüz bürolarında ben daha çok dolar alıp gitmiştim ve doları havaalanında 100 dolar 1270 rupi karşılığında, Victoria merkezde ise 1320 rupi karşılığında  bozdurdum, arada bozan yerler de var. Kaldığımız yerlerden ikisinde nakit ödedik ve Euro olarak istediler o yüzden çapraz ödemeden kayıp olmaması için Euro götürmenizi öneririm.
Batman


Ulaşım: Seyşellerde trafik eski İngiliz sömürgesi olmalarından dolayı bize göre tersten aktığı için araba kiralamayı düşünmedik ama siz düşünürseniz günlük 30-60€ arasında kiralayabilirsiniz. Yolların oldukça dik ve kıvrımlı olduğunu da hatırlatayım. Yollar tek gidiş dönüş olduğu için çoğu otobüs durağı asfalta yazılan bus stop yazısıyla belirlenmiş, durak yapsalar yol kalmayacak. Yine de kendinize güveniyorsanız rahat ve plajlara rahat erişim, rahat plaj değiştirme için araba kiralamak en mantıklı yol bence. Otobüsler oldukça eski Hindistandan gelen Tata'lar ama bizim işimizi bayağı gördü. Otobüse 5 rupi vererek binebiliyorsunuz. Taksi pahalı ama zorunlu durumlarda mecburen bindik, pazarlık yapmanızı öneririm, yine çok para ödüyorsunuz ama ne kadar düşse kardır, birkaç taksiciye sormanız en mantıklısı yoksa dedikleri fiyatı düşürdüğünüzü sansanız da kazıklanmış olabilirsiniz. Bizdeki BiTaksi karşılığı gibi olan BouZay uygulamasını telefonunuza indirip gitmeniz de faydalı olabilir.
TATA!

Victoria Merkez

Mahe'den Praslin'e ise Cat Cocos ismi verilen hızlı feribotla 1 saatte ya da uçakla 20 dakikada gidebilirsiniz. 20 kişilik olan pırpır uçaklar değişik bir deneyim olsa da fiyat ve ulaşım kolaylığı açısından feribot tercih edilebilir. Biz uçakla AirSeychelles ile gittik Prasline. Praslin'den La Digue'ye ise Inter Ferry veya Cat Cocos ile 15 dk'da gidebilirsiniz. Mahe, Praslin ve La Digue Seyşellerin en büyük 3 adası.

Telefon-İnternet: Wi-Fi'in iyi çekmediği çoğu otel yorumlarında yazıyor bizim bir otelimizde öyleydi. Airtel ve Cable Network isimli iki operatör var. Ben havaalanından Airtelden 500 rupiye bir ay 1,5 gb internet paketli hat aldım, yerel aramalar için de 45 dk veriyor taksi otel aramak için güzel. Vodafone Pasaport geçerli değil o yüzden ub daha ekonomik ve mantıklı geldi.

Yemek: Her şey ithal olduğu için yemekler de oldukça pahalı, Pizzacılar her yerde olduğu gibi burda da var ama basit margaritaya 140 rupi vermek çok güzel görünmüyor, tabii ki balık ve çeşitli deniz ürünleri de yiyebilirsiniz. Sahilde seyyar olarak satılan yemekleri biz denemedik ama yerel halk ister istemez onları yiyor. Biz mahede restoranlarda yedik praslin'de ise marketten aldığımız Nuh'un Ankara Makarnası ile makarna yaptık, sosunu da Yonca Yağ ile yaptık :) O kadar ithalat var sizin anlayacağınız:) Yerel halkın bahçelerden toplayıp sattığı meyveler ise hem açlığı bastırmak hem farklı tatlar için Türkiye'de alacağınız fiyata göre daha ucuz oluyor:)

Gün batımı

Hava: Hava sıcaklığı ortalaması yıl boyunca 27-28 derece ama bir anda hava kararıp sağanak yağmur yağabiliyor, okyanus genelde bayağı sıcaktı rahatça girebilirsiniz ama bazen dalgalı olabiliyor bu da yüzme keyfini etkiliyor. Hava yedi buçuktan sonra zifiri karanlık olduğu ve yerleşimler çok dağınık olduğu için özellikle akşam market restoran vb bir yere gitmeniz gerektiğinde gidebilmeniz için veya ve sağanak yağmur başladığında sudan çıkmış balığa dönmemeniz için arabanızın olması önemli bir avantaj sağlar.

Bonus: Elektrik prizleri bizdeki gibi değil,oteller adaptör verdi ama yine de garanti olsun derseniz yanınızda prizler için adaptör götürmenizi öneririm :)


11 Haziran 2016 Cumartesi

Konyadan Akseki Sarıhacılar Köyü'ne Günübirlik Yolculuk

By With Hiç yorum yok:
Antalya deyince çoğu kişinin aklına Akseki gelmez belki ama bence gelmeli. Konya Seydişehirle sınır olan Akseki aslında oldukça eski bir ilçe ve Tüccar çıkarmasıyla ünlü olduğunu söylüyorlar. Fakat ticaret yapış şekillerinin ve ticaret yollarının değişmesiyle buranın önemi de azalmış.

Biz gezimize Konya'da Hasan Şendağlı'da yağ somunu ile kahvaltı yaparak başladık. Vedat Milör'ün de gittiği bu salaş ötesi yerde yağ somunu yemeden ölmeyin derim:)

Burdan sonra istikamet Akseki olsa da yol üstünde Tınaztepe mağarasında mola verdik, burası de iki mağaradan oluşan oldukça güzel bir yer. Kahvaltı için de gidebilirsiniz. Bir gün mağaradaki gölde  bot turu yapılacağını hayal ediyorum. Bakalım o günleri görecek miyim!

Tınaztepeden Aksekinin bir köyü olan 800 yıllık Sarıhacılar Köyüne gidiyoruz. Vaktizamanında 100ün üzerinde haneye ulaşan ve ipekyolunun geçtği bu köyde şimdi 6 hane kalsa da restorasyonla bir otel yapılmış ve muazzam taş evler var. İmamın oğlu küçük Halilin rehberliğinde 600 yıllık camiyi ve Fama Teyzenin evini gezdik. İlk defa bir Caminin minaresine çıktık bu arada. Fotoğraf da minareden :)

Fatma Teyze aslında 28 yaşındaymış, Halil için teyze tabi:) İmam ve ailesi hem eve hem köye bakıyor, gelen turistlere de evi gösteriyorlar. Fatm Teyze sadece azın izmirden bir süreliğine geliyormuş.

Ve ipek yolu, develerin gittiği, köyde tanıştığımız amcanın çocukluğunda atla aksekiye okumaya gittiği 4 kilometrelik muhteşem yol. Trekking için mükemmlel bir rota, Aslında rota daha uzun ama biz ancak 3 kilometre gidip döndük. Hem el değmemiş hem bozulmamış mükemmel bir kervan yolu.
bu fotoğraf http://buyukerdem.blogcu.com/su-degirmeni-antalya-murtici/6147371 den
Sarıhacılardan sonraki durak ise Murtiçi beldesndeki Su değirmeni, vakti zamanında yörüklerin göçerken kullandıkları değirmen şimdi yalnızca restoranın elektriğini üretiyor ama buraya da ayrı bir gün bile ayrılabilir.13 kilometrelik bir yürüyüş parkuru da burada varmış ama biz sadece lezzetli bir alabalık yiyerek kuş sesleriyle günümüzü bitirdik.  Rota yine güzel gün yine kısa. Ne kadar erken çıkarsanız o kadar keyif alırısınız :)

Popüler